Belki yarım kaldın. Ağır konuştuysam da sustuklarıma say. Çünkü değiştin, aslında hep böyleyim desende.. Benim hayal ettiğim sen artık uzaklarda biliyorum.
O ağlamaz. O ‘Bitti.’ dediği anda unutur. Di mi? O umursamaz. Kiminle nerde olduğun hiç umrunda değildir onun. O özlemez. Sevmedi ki, neden özlesin? O kahrolmaz, günlerce ağlamaz. Sigarası bittiğinde küfretmez, alkole vermez kendini.
O ölür. O tüm bunlardan kaçar, herkesten kaçar. Gider. Dayanamaz bunlara. Kıskançlıktan geberir, ama sesini çıkaramaz. Uykusuz kalır. Uyuyamaz çünkü boynunda ılık bi nefesini hissettirecek biri yoktur. Yalnızdır artık o. Gözlerini kapatır, senin yüzün gelir aklına. Ağlar, kirpiği düşer yanağına. Hep mutluymuş gibi görünür. O lanet olası yatağa girip dişlerini sıkarak unutmaya çalışır her şeyi, herkesi.
Bağıra bağıra susar.
Bazıları nasıl öldüğünü belli etmez.
(aptal-kutusu gönderdi)
Mor Karbasi • Rosa • 110 plays
Mor Karbasi - Roza
(Kaynak: uzuncteyze)
..ve evet.
bir kez daha yenildim.
— merhaba.
ben profesyonel mağlup.
Tanrının evi burasıdır belki. Belki de sessiz sakin bi adamdır. Yalnız yaşayan. Bir zamanlar insanlarla birlikte yaşamaya çalışmış ama nankörlüklerinden, ihanetlerinden, iki yüzlülüklerinden yorulmuş, kalbi kırılmış ve alıp başını gitmiştir bulutların üstüne. Tek dostu köpeğidir belki de. Kulübesini kendi elleriyle yaptığı. Yıldızlara bakıp şiir okuyordur her gece. Hep yanlış anlaşılmıştır belki de. Kalbi kırık bir tanrı.
..artık anla bitti
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak bir daha. Ne sen beni seveceksin bir zamanlar sevdiğin gibi, ne de ben seni. Ne ben ağlayacağım bir zamanlar ağladığım gibi. Ne de… Sen zaten ağlamamıştın ki.
Anladım ki biz bitmişiz. Anladım ki, buymuş hayat. Anladım ki, aşk değilmiş dünyanın merkezi.
Hataymış diyemem. Pişmanım diyemem.
Anladım ki sadece yaşamakmış hayat ve asla pişman olmamakmış.
Başlayıp başlayıp biten bir serüvenmiş aşk, ayrı ayrı bedenlerde can bulan her defasında..
Susarak terk etmeyin insanları
Dünyanın en güzel cümleleriyle başlamış bir ilişkiydi. Dünyanın en güzel hayallerinin kurulduğu, dünyanın en güzel şehriyle bir tutulmuş bir sevgiydi. Bir insan, bir insanı, en fazla bu kadar çok sevebilirdi.
Ama sustu sonra. Bir gün önce her şey mükemmelken, bir gün sonra durduk yere sustu. Bir gün önce birlikte yaşlanacakken biz, bir gün sonra cümleler ve hayaller yerlerini derin bir boşluğa bıraktılar.
Bu kadar acı bir belirsizlik olamazdı. Dünyanın en güzel konuşan adamı, artık konuşmuyordu. Daha da kötüsü, dünyanın en güzel dinleyen adamı artık dinlemiyordu. Dünyanın en güzel adamı birden bire ortadan kaybolmuştu işte. Yoktu.
“Elbette beni sonsuza dek sevmek zorunda değildi. Sahibi değildim, sadece sevgilisiydim.”
Ve yıllardır hayatıma kim girse, kimi sevsem, kime sarılsam… Ne zaman küçük bir sessizlik yaşasak gittiler sanıyorum.
Hemen kendime sormaya başlıyorum. “Acaba başına bir şey mi geldi? Acaba yanlış bir şey mi yaptım? Söylememem gereken bir şey mi söyledim?….”
Ve tonlarca soru.
Ya geçici olarak susmuş oluyorlar ve kuruntu yaptığıma değmiyor.
Ya da gerçekten gitmek için susmuş oluyorlar. Yeniden konuşsunlar diye beklerken tükenip gidiyorum.
Üzmemek için susuyorlar bazen. Ben toparlanınca geri gelmek üzere susuyorlar ya da temelli susuyorlar. Daha fazla üzdüklerini bilmiyorlar.
Ama benim canımı en çok sessizlik acıtıyor.
Ben insanlardan hiçbir zaman süslü cümleler kurmalarını beklemedim. Benim cümlelerim hepimize yetecek kadar süslü oldu her zaman. Birkaç bir şey söylese yeter dedim hep. Ve biri bana bunu bile layık görmeyince benim canım acıyor.
Biri sessizce gittiği zaman ben ne olduğunu anlayana kadar canım acıyor.
Ne olduğunu anladıktan sonra da canım acıyor.
Ne zaman sussa biri, benim hep canım acıyor.
Bana toparlanmam için verilen zamanlar yardımcı olmuyor, ben o zamanları o insanları gözetleyerek geçiriyorum çünkü.
İnsanları susarak terk etmeyin.
Beni susarak terk etmeyin.
Beni terk etmeyin.
Bana “Seni asla bırakmam” cümlesini bir kez bile kurduysanız, ve küçücük bir ciddiyet payı varsa bu cümlede, lütfen beni terk etmeyin.
Massive Attack - Angel